Sunday, June 03, 2012

Ayak İzleri




Yüzüme çarpanın yağmur mu yoksa okyanusun kayalara vuran dalgaları mı olduğunu anlayamadığım bir anda, güneş bulutların buğuladığı ufukta yok oluyordu. Dalgaların büyük bir heyecanla ayaklarıma kadar yükselip dokunamadan dönmelerini ve sonrasında daha büyük bir kuvvetle tekrar denemelerini seyrederken sessice gelip yanıma oturduğunu farketmemiştim.

"İlk günden beri sevdim seni! Bir kere bile incitmek istemedim. Hep korudum seni... Ben hep.."

Gözlerinden akanın yağmur damlaları olmadığı çok açıktı.

"Sen... canımdın! Hep gözünün içine baktım. Parmak izin parmak izim oldu, kalp atışlarına imzamı attım....Hiç.. ben hiç böyle büyük sevmedim.." 

Sadece ikimizin olduğu ıssız kumsalda hıçkırıkları kayalıklardan yankılandı.

"Affet... Biliyorum yanlıştı, affet... Lütfen affet!" Yavaşça eğilip sırılsıklam saçlarını parmaklarımla aralayarak şakağına hafif bir öpücük kondurdum. Elleri ellerime uzanırken avcunun içerisine cebimden çıkardığım zarfı bıraktım ve ellerinden kaçarak ayağa kalktım.

"Gitme! Lütfen bir şey söyle... Lütfen gitme... lütfen.." 

Ben kumsalda ayak izlerimi bırakarak uzaklaşırken, o gözyaşlarının yağmurdan daha çabuk ıslattığı elindeki zarfı açıp içindeki mısralara bakakaldı.

Güneş doğacak bir gün
Bir gün dinecek yağmur
Ve sen orada olacaksın

Parlayan sabahı karşıla
Dalgalara meydan oku gözyaşınla
İşte o gün
Sen orada olacaksın
Ve ayak izlerin yalnız olmayacak


Güneş ufukta usulca kayboldu. Dalgalar var gücüyle ayak izlerimi kıyıdan silerken, gözümden süzülen bir damla yaş okyanusa karıştı.
 

Erol
   Haziran 2, 2012