Posts

Showing posts from 2010

Roxanne I

Image
ROXANNE  - Bölüm 1-

29 Aralık 2010, Çarşamba
~ 00:12 ~

(Vivian)
"Hikayenin sonunu gerçekten merak ediyor musun?" diye sordu, bir eliyle yanağımı okşarken. "Merak etmek mi? Öğrenmek için can atıyorum." diye mırıldandım, uyuklayan gözlerimi kocaman açıp onu bütünüyle görmeye çalışarak. "Tam iki gecedir, küçük bir çocukmuşum gibi beni uyutmak için bana bu hikayeyi anlatıyorsun ve şimdi sonunu merak edip etmediğimi mi soruyorsun? Hiç çocuk olmadın mı sen?" diyerek sırıttım. "Küçük bebeğim benim. Yeter ki sen iste." dedi. Aynı anda yaklaşık beş dakikadır (bana asırlar gibi gelen süredir) yanağımı ısıtan eliyle burnumu sıktı. 
Çocuğunu sever gibi yaptığı bu hareketi ilk başlarda çok garipserdim. Komik gelirdi bana. Doğru düzgün nefes alamayıp biraz da sinirlenir; ama onu kıracağımı düşünüp itiraf edemezdim. Her burnumu sıkışından sonra, banyoya koşup aynaya bakar, burnum yerinde duruyor mu veya sağlam mı diye kontrol ederdim. Delilik. Neden sonra, her gün …

Tek Kişilik Düet

Image
Hiç ses çıkarmadan girdi odaya. Beyaz elbisesiyle tenime dokunup geçti yanımdan. Piyanonun tozlu kapağını kaldırdı ve ince parmaklarını önce sağa, sonra sola doğru gezdirdi. Notaların hatrını sordu. Başlamadan önce boncuk gözlerinin kenarından bana minik bir bakış attı.

Notalarını kıskandım. Aşık gözlerle onlara daldığı her seferde notaların gözlerime yazılı olmasını, benim şarkımı çalmasını istedim. Bir si bemol ile başladı. Bir parça gravyerin kırmızı şaraba hayran bir şekilde ağızda dağılması gibi parmaklarının arasında eriyip müziğiyle dirildim.

Bir virtüöz edasıyla tamamladı parçasını. Her bitirdiğinde yaptığı gibi gözlerini kapayarak yana eğdi başını. Kahkülünün minik bir parçasının uzun kirpiklerinin üzerine düşüşünü ve dudağının kışkırtıcı bir şekilde yana kıvrılışını heyecanla izledim. Sonra notalarının önünde saygıyla eğildi ve şarabından küçük bir yudum aldı. Bir önceki içişinden kalan kadehin ağzındaki gül pembesi ruj izinin üzerine bir yenisini bıraktı.

Uzun parmaklı kırılga…

Ninni

Image
Bir ninniyle başlamıştı(k)
Söz vermiştin uyu(t)maya
Yemin etmiştin okşamaya
Acıyı fısıldadın/ağladın

Ve sonra dedin ki
"Tanrım, harika hissediyorum."

Uçuk gibi bulaştın
Deli gibi çığlık akıttın
Hiç olmamış gibi
Ben yokmuşum gibi.

Ve sonra dedin ki
"Tanrım, hep bu anı bekledim."

Biraz rock'n roll kattık olaya
Kör geceyi sağır etmeliydik
Pencereler çırılçıplak-ıslak ve çatlak?
Hiç isteme(z)di(k) böylesini

Ve sonra diyecektin ki
"Gitmeliyim artık, merak eder beni."





Eylül 9, 2o10 Görsel: Nightmares Lullaby ~ the-sinister @ deviantart.com

Gidenlerin Şiiri

Image
Gitmeseydin eğer
Birkaç diyeceğim vardı sadece.

Öpücüklere alıştırmazdım dudaklarını önce
Acımazdım gözlerin uzaklara tutulduğunda
Tutmazdım ellerinden ellerime aç kaldıklarında
Hiç beklemezdim kalabalıkta yalnızlığımı bulmanı
Ne sen tüterdin burnumda centilmen dumanınla
Ne de ben yaralardım şarkıları gözyaşlarımla

Yo hayır, unutmazdın beni dalgalarda
Kurumazdın gözyaşlarına boğulduğumda
Kaymazdın yıldızlarla dileğim sen olsun diye
Tutuşmazdın çakmak çakmak parmak uçlarımla
Yakalayamazdın kaçamak bakışlarımı
Başedemezdi kulakların çınlamalarla bir kez bile


"Gidiyorum.
Bir şiir yazıyorsun sessizce.
Yaşanamayanları anlatacaksın içinde."

Gitmeseydin eğer,
Bir şiir yazardım sadece.
Yaşanacakları anlatırdım içinde.





Temmuz 19, 2010

Görsel: Fly with Baloons ~ Ursi @ deviantart.com

Yaşa İnsan

Image
13 yaşındayım. Paramız yok. Her sabah babamla işe gidiyorum. Akşamları televizyonlarda lüks mutfaklarda yemekler yeyip okula giden çocuklara özeniyorum. Boya kalemlerimle odamdaki kağıtlara resimler çiziyorum. Büyüyünce öğretmen olacağım. Öğretmen olup aynı resmi öğrencilerime de çizdireceğim. Onlar okula gidemedikleri için ağlamayacaklar.

ağlama çocuk
resimler de gerçek olur
sen yeter ki çiz
renk kat hayallerine
boyaların düşlerin olsun
bir ağaç hep renklidir
sadece sen gördüğün için

19 yaşındayım. Hayatı dilediğim gibi yaşadım. Özgürlüğüme hep çok düşkün oldum. Belki bunu yaparken farkında olmadan yakınımdakileri incittim, dostlar kaybettim. Kaybettiklerimin değerini gidince anladığımda akan gözyaşımı dondurup geleceğime tutundum. Geçmişi de hep beraberimde taşıdığımı şimdi gözlerimi kapayıp düş kurduğumda anlıyorum.

üzülme dost
bırak yağsın yağmurlar
sen yeter ki ak
hangi denize karışacağını bilmeden ak
sonra yağmur olup döneceksin
başka nehirlere düştüğünde
okyanuslar uçsuz bucak

23 yaşındayım. …

Prens ve Delikanlı

Image
~

Azgın
şimşeklerin çaktığı
bir gecenin karanlığını
yarıp geçen sessizlikten
çıkıp cesur bir gayretle
ıslanan şemsiyeni açtığında
altına girenin gülen gözleriyle
belirecek utangaç gamzeleri aklına
kazıyacak naif delikanlı mısın?

Yoksa dans pistinde dolanan arsız
ve cümbüş dolu ışık hüzmesinin
aydınlattığı çekingen babetlerin
sardığı ince bileklerden
yukarı uzanan narin
bacaklara tapan bir
beyaz atlı prens
mi?

Bulamadım gitti...

~

"Pardon bayan, dans edecek miyiz? Bir an öyle daldınız da."

"Ah haha tabi, afedersiniz. Buyrun lütfen..."





Nisan 28, 2010

Görsel: tango sepia - Need2Argue @ deviantart.com

Carmen IV

Image
~ G. Bizet'in Carmen'i üzerine bir monolog ~

Perde 4
Libre elle est née et libre elle mourra!
~ Özgür doğmuştu ve özgür ölecek! ~
O günkü boğa güreşine Escamillo kaçakçıları da davet etmiştir. Alan ahali, mallarını satmaya çalışan tüccarlar ve çingenelerle doludur. (À deux cuartos!). Zuniga, Frasquita ve Mercedes kalabalık içindedirler; kızlara Carmen'in artık Escamillo ile birlikte olduğunu açıklarlar. Matadorlar ve yardımcılarından oluşan grup (quadrilla) alayla gelmekte iken kalabalık ahali ve çocuklar onları şarkılarla ve alkışlarla karşılarlar.(Les voici! voici la quadrille). Carmen ve Escamillo kalabalık tarafından alkışlanmakta iken birbirlerine olan aşklarını ifade ederler ve Carmen şimdiye kadar hiç kimseyi Escamillo kadar sevmediğini açıklar.~ Escamillo ~

Özgürlüğüne kadeh kaldırdım
Bağımsızlığına anlaşmalar imzaladım
Deli dolu akan kanını sevdim Carmen
Aşkımı tutamazlar kafeslerde
~ Carmen ~

Beyazımı karasıyla aldın
Kırmızılar aşkı seçti serbestçe
Ve sen özgü…

Carmen III

Image
~ G. Bizet'in Carmen'i üzerine bir monolog ~

Perde 3
Toréador, l’amour, l’amour t’attend! ~ Matador, aşkın, aşkın taahhütüyle! ~ Vahşi ıssız ve kayalık bir alanda geceleyin.

Kaçakçılar Carmen ve Jose ile birlikte dağlık bir arazide kaçak mallarını taşımaktadırlar (Écoute, écoute, compagnons). Carmen Jose'den bıkmıştır ve bunu saklamayıp kendi köyüne dönmesi için onu alaya alarak açıkca ortaya koymaktadır. Carmen, Frasquita ve Mercedes iskambil kağıtları ile oradakilerin fallarına bakarlar. (Mêlons! Coupons!). Frasquita ve Mercedes için fal serüven, aşk, servet ve lüks bir yaşam gösterir; halbuki Carmen'in falı hem kendisi, hem de Jose için ölüm göstermektedir. (En vain pour éviter les réponses amères).

~ Carmen ~

Dans müziğe aşık olur
Sessizce bitirir konçertosunu
Cesede düşer müzik acıtarak
Usul usul izler dans, kan ter içinde

~ Don Jose ~

Carmen, nefesimin kaynağı
İskambilin renkli kraliçesi
Köyümün tek prensesi
Ölecek gibi bakma, ne olur!

Kaçakçılar genç kadınları çağırıp, gümrü…