Wednesday, December 31, 2008

Kardelen

_____________














Trenin buğulu camlarında asılıyken gözler
Gözlerden ırak sessiz minik sorar abisine
Kardeşim haydi söyle bizim şeker kardelen
Karı delip de uzayarak nasıl çıkar gökyüzüne.

Göğden bir parça alamaz da nefesi biter
Bitip de yetişemezse karlı hayallerine
Hayalsiz kalır sonra ne yapar der abisi kardeşine
İçinden kopan kelimelerden cevap niyetine.

Niyeti belli sırıtırken tren kapısındaki ağızlar
Ağızlarından çıkan hayaller kulaklarını tırmalar
Tıkış tıkış kardan hayalperest kardelen çıkar mıymış
Çıkış yolunun çetrefilini kendileri bile bulamazlar.

Çıkar ki minik kardelen bir bilsen hem de nasıl
Nasıl da geldiyse karın yüzeyine sadece ona münhasır
Bir türlü delmez karı bir nedeni var ki kendinde
Utanır da bakamaz diye minik kardeşlerin tatlı yüzlerine
Yani yeryüzünde yaşayan en büyük hayallerine.

Erol
Ocak 1, 2009

Saturday, November 29, 2008

Kanatsız ve Paranoyak

____

Sayfaları çevirirken
Elini kesip
Kağıda suç bularak
Bütün kitabı yırtan,
Abaküs parçaları
Yerde dağılıp
İkiyle ikiyi dört
Yapamayan kifayetsiz
Çürük bezelye taşlarını
Kaybedip ağlayan,
Kardan adam
Artık üşümediğinde
Yağmura karışan
Havuç burnunu ısırarak
Şemsiyesini açan
Seni gidi kanatsız melek.

Ben hiç değilse
Okuma yazması olmayıp
Kar yağınca burnunu yerinde tutamayarak
Sayıları sayarken havuçlu bezelyeleri fırında unutunca
Güneşi şemsiyenin üstünde bırakan
Kağıttan kanatlı kardan adamlardan
Korkmayan paranoyak bir şeytanım.

Erol
Kasım 29, 2008

Saturday, September 20, 2008

Afrodizyak


Yangın.
Kelimeler.
Çok kolay çapkınlaşan mısralar.

Kinayeyle eritmişim.
Sigara gibi tüketmişim harfleri.
Kendim başlamışım.
Kendim bırakamamışım.

Kurşun döktürmüşüm gözlerine.
Bağcık eklemişim babetlerine.
Küçük çocuk kesilmişim sesine.

Yangın.
Binbir türlüsü.
Yakıp yıkanı var.
Karanlığı aydınlatanı da.
Acıtmayı seçmişim mazoşistler sofrasında.

Yangın.
Kelimeler.
Çok kolay çapkınlaşan mısralar.
Kül oluverdiler çarçabuk.

Alev.
Ten.
Dudak.



Yangın.

Erol
Eylül 21, 2008

Thursday, June 19, 2008

Sırılsıklam

Yağmurdaki bulut kokusu kadar yakın
Bulutların ardındaki güneş kadar uzaktı
Dilimin ucundakiler.
Ben gözlerimi kapatmayı seçtim
Yağmur ıslatacağı kişiyi hep bilirdi çünkü.

Erol
Haziran 20, 2008

Wednesday, May 14, 2008

Kan, Gül ve Dans

Cansız bir gül masanın kenarında
Uzanmış sere serpe çırılçıplak
Meltemle düşecek gibi titrek
Kurtarmaya kalksan kan çanağı ellerin

Kokusunu takip edip sahneye ulaşıyoruz
Karanlığa sürüklenmişiz kör kütük
Yerlerde gül desenleri göz kırpışırken
İki kişi günü götüren dansı ediyorlar

Gülün çığlığını duyuyoruz seherden
Kamaşan duvarlara bakamıyoruz utancımızdan
Dikenlerinden ağlıyor gül hıçkırarak
Dansın son bölümü oynanıyor sırtımızda

Elinin biri beline sarılırken öteki eli kızın öteki elini kavrıyordu. İkisi öne doğru eğilirken kızın saçları aşağı sarkıyor ve gül desenli yerlere dokunuyordu. Aynı anda masadaki gül hafifçe aşağı doğru eğiliyordu. Son harekette kız başını soldan sağa doğru savururken havada yarım bir daire çiziyordu. İkisi aşağıdan yukarı doğru birbirlerine gülümseyerek yükselirken boş bardaklar titriyor, camlar kırmızıya bürünüyordu. Oğlan kızı bırakıp karanlıklara doğru kayboluyor ve kız üşürmüş gibi kendine sarılaraktan titreyerek güllerle bezeli yere çöküyordu. Masadaki gülden bir yaprak kopuyor ve kızın bir ama sadece bir tanecik gözyaşının üzerine konuyordu. Masaların arasından bir ses duyuluyor ve bir karartı aniden güle doğru hareket ediyordu. Birkaç saniye sonra masadaki gül kayboluyordu, sessizce.

Sessizlikten ayak seslerimiz duyulmuyor
Usulcana bir silüet beliriyor kızın önünde
Gül tüm zarafetiyle kızın eteklerine süzülürken
Kasılmış ellerinden kanlar damlıyor silüetin

Gün ağarana dek hiç durmadan dans ediyorlardı. Nitekim, güneşi onlar doğuruyorlardı...


Çok değerli dans partnerime sevgi ve teşekkürlerimle...

Erol
Mayıs 14, 2008

Sunday, March 30, 2008

Sakızlı Muhallebi

Çarli de kimmiş gülerim
Çikolata fabrikası yaparken
Sakızlı muhallebiyi unutan
Zavallı masum Çarli

Gözleriniz süte doyup da
Burnunuzun ucuyla sıyırırken
Çilekli, limonlu ve fıstıklı dondurmalarınızı
Ben sakızlı muhallebimi yerim

Çatal çatal sıcağını dolayıp da
Kaşarını uzatarak doyurana kadar midelerinizi
Sıcak künefe kokularıyla
Kaşık kaşık sakızlı muhallebimi yutarım

İşin sırrını soranlara ise cevabım
"Yaşamanın eşsiz tadı var bunun içinde."
Ha bir de...
Bardak bardak süt
Kemikleri güçlendirir diyorlar.

Erol
Mart 30, 2008

Tuesday, January 22, 2008

Yüreğime Fırça Darbeleri


Düşündüm

Bir tepe
Gün batımı
Hafif meltem
Uçuşan yapraklar
Tutuşan gökyüzü
Çiseleyen yağmur
Deniz kokusu

Tek eksik
Renklerdi

Düşündüm
Sadece seni

En berrak
Renkleriyle
Bir tepe
Gün batımı
Hafif meltem
Uçuşan yapraklar
Tutuşan gökyüzü
Çiseleyen yağmur
Deniz kokusu

Ve gözlerin
Mavi-yeşil

Erol
Ocak 23, 2008