Tuesday, August 14, 2007

Mavilikler Savunmasız


dalga dalga ayrılık
boğulurum diye korkuyorum
bunu bile bile
üzerine yürüyorum azgın ufkun
romantizmin son damlaları
ateş topunun erittiği kalpler
güneş ışıkları hüzme hüzme
dalgalar sakinleşmiş


renklerle aşk yaşarken
gökkuşakları öldüresiye şehvet dolu
yağmur duasının çaresizliği içinde
saf dostluklar filiz vermekte
karanlık çökmek bilmez
renkler ateş topuyla karışmış
bense can veren renklere hayran
mavilikler savunmasız


altın saçların her bir teline
dumanı sinmiş çakmak bakışların
saflıktan çıldıran gülüşler
delicesine bir şirinlik miniğimde
isyanım yaşanmamış duygulara
nasibini alamamış renksiz simalar
tutuluyorlar gülümseyen tabloya
ellerini açsa renkler kalbine dolacak
oysa o hiç karanlık görmemiştir

vedayı tada tada yaşıyorum dostlukları
renkleri hapsetmişim kalbime
maviler denizden fışkırır gökyüzüne
tan vaktinde avaz avaz haykırışlar
sahilde parlayan bir çift mavi yıldız
ateş topu renklere küsmüş
fark edilenler rüzgarla getirilir
biricik kumlar buz tanesi ürkekliğinde
ve rüzgara direnemeyen tuzlu eller

soykırımdan kurtulan siyahlıklar
görmeli maviliklerin derinlerini
kulaklara uzanan gülücük
masumiyetin son armağanı
altın saçlı minik prenses
emrinde renkler amade
ben renklere aşığım
mavilikler savunmasız



"son bakışın duruyor gözümde
bir alev gibi
deli mavi..."


Erol
Ağustos 14, 2007