Friday, April 06, 2007

Ela Gözlü Beyaz Güvercin

gecenin kör karanlığında
ışıltılarla uyandı sessizce
rüya olduğuna aldırmadan
silüetiyle dans etti Carmen'in

müziğini bitirdi ela gözlü beyaz güvercin
uçtu perdelerin arasından
oysa bilmez ki, sesinin ne kadar güzel
kanatlarının ne kadar özgür olduğunu

"Ah Carmen, bırakma ellerimi, düşerim karanlığa."

odaya girdi can dostu
son sözünü almak istedi
bırak onun peşini
o başkasına ait dedi

insan insanın sahibi olamaz
bir kalp nasıl esir alınır ki
damarları koparırcasına deli dolu atarken

"Ah Carmen, damarlarındaki acıyı hissetmek istiyorum, kalbinin atışlarını..."

olmaz dedi yapamam
bakmadı yüzüne dostunun
inanmadı, inananamadı dediklerine
dostu anlamaz mıydı aşktan

neden bakıyordu bana uzun uzun
aşkın ifadesi değil
midir bakışlar
nasıl da kör oldum zerafetinle


"Ah Carmen, bakma bana, utanırım aşkından kör olmuş gözlerimi görmenden."

sabah yoktu odasında
yerde cam kırıkları
yatakta ise kan vardı
belli ki acı çekmişti birileri

acılar nedensiz değildir
acının altında sevgi yatar
sevgisiz acı olmaz
sevginin olmadığı yer ölümdür

"Ah Carmen, acıların en büyüğünü tattır bana ki sevginin sınırlarını zorlayalım."

atının sırtında şahlandı
güvercin eşlik etti yolculuğuna
yolda çiçekler açmaya başlayınca
anladı ki Carmen yakınlarda

çiçekler solduğunda naz yaparlar
onları geri getirmek zordur
ne kadar sulasanız nafile
çiçeklerin de kıskandığı bir güzellik olmalı

"Ah Carmen, eğer çiçeklerin senin güzelliğinle yaşadıklarını bilmesem, çiçeklerden bir sel oluştururdum senin için."

ve onu gördü uzaktan
uçtu ela gözlü güvercin ona doğru
haberini veriyormuş gibi baktı güzel gözlerine
sonra yeni gelene döndü o güzel gözler

"Ah Carmen, keşke duyguların da bakışların kadar açık olsa."

duyguları ifade etmek bu kadar mı zor?
yapma bunu bana
bak, engelleri aştım senin için
anlamalıydım...

karanlık ormanın içinden
belirdi bir yabancı
eli ellerine kenetlendi Carmen'in
sarıldı arkasından bırakmayacakmışçasına

hani dolar ya insan birdenbire yabancıların yanında
ağlamak ister de ağlayamaz
ağlamak erdemdir halbuki
cesaret ister o yaşları akıtmak donuk bakışların arasında

"Ah Carmen, gözyaşlarım vücudumun bir parçası, onları seninle paylaşmak isterdim, keşke buna cesaretim olsa."

Carmen sıyrıldı yabancıdan
dansa davet etti onu
ve bu son dans dedi
eşi bulunmaz bir teklifti

yapmamalıydı bunu, kabul etmemeliydi
geri dönüşü olmayacak teklifler
çok caziptirler
çünkü geri dönülemeyecek kadar eşsizdirler

"Ah Carmen, rüyalarımdaki kadar gerçeksin, ama rüyalarımda hiç bu kadar yakın olamamıştım sana."

bu anı bir daha yakalayamazdı
güvercin şarkısını söyleyedursun
kendi şarkısı için hazırlandı
susturuldu yabancının yerdeki ayak izleriyle

sesler kolaycana bastırılırken
ayak izleri suyla yıkanırken
ne gariptir
yürekte bırakılan izlerin kolayca silinememesi

"Ah Carmen, neydi bu teklifin nedeni, izini derinleştirmek istiyorsan başardın, biliyorsun."

dans sona erdiğinde
Carmen in bakışları donuktu
kaçıyor gibiydi ondan
korktu, geri çekildi

tenin sineme değerken bırakıp gitmek niye?
bakışlar aldatıcı olur mu?
hem de bir kalbi dağlarken

"Ah Carmen, yalancı çıkarma beni ne olur şu çiçeklerin yanında, nasıl bakarım kendi yüzüme."

koşarak uzaklaştı oradan
çiçeklerle bezeli bir bahçeye vardı
gözyaşlarını döktü toprağa
bütün çiçekleri yoldu nefretle

ne acıdır kazandığını sanıp kaybetmek
ne hazindir bir aşkın sonu
ne ağırdır aşkın gözyaşları
ne zordur yalnız kalıp da delirmemek

"Ah Carmen, çiçeklerini koparıyorum, benim nefretimi onlar da yaşayıp seni etkilemesinler diye."

ela gözlü güvercin kondu omzuna
gözlerinde ela denizi bakışlarını
kanatlarında özgürlüğünü gördü bir kez daha
ama bu seferkiler Carmen'inkilerdi

hatam onu olmayacak bir şeye zorlamaktı belki
belki de hiç belli etmemeliydim aşkımı
özgür kalmalıydı kanatları
herhangi bir yabancının esiri olmamalıydı

"Ah Carmen, özgürlüğünün kölesi olmak benim için en büyük özgürlüktür."

fırlattı güvercini göklere
arkasından seyretti yaşlı gözlerle
yine bir müzik duydu kulağının derinlerinde
omzuna dokundu Carmen
bir dans daha dedi
çekinerek baktı Carmen'in ela gözlerine
bir damla yaş gördü gözünde
yüzünde tebessüm
bu son değil dedi Carmen
bıraktı kendini kollarına
efsun bakışlarında kayboldu Carmen'in

sevmeli insanoğlu
hem de sınır koymadan, çekinmeden
doya doya sevmeli
asıl cennet sevginin olduğu yerdir
cennet ölümden sonrası değildir
ölüme karşı koyanların yeridir
çünkü orada aşk yaşar

aşk ise birine sahip olmak
birini elde etmek değildir
aşk birinin özgürlüğüne ortak olmaktır
yüreğinde iz bırakabilmek ve o izi taşıyabilmektir
ayrıca aşk, o kişinin cennetini paylaşabilmektir...

"Ah Carmen, benimle dans etmeyi kabul ettiğin, yüreğimde iz bıraktığın, özgürlüğünü benimle paylaştığın ve cennetinin kapılarını bana açtığın için sana çok teşekkür ederim..."

uzaklarda bir yerde
çiçeklerle bezeli bir bahçede
gözünde bir damla yaş
yüzünde tebessüm
cansız bedeniyle yere düştü
ela gözlü beyaz güvercin


Erol
Nisan 6, 2007.